jojobet

RUSEN [HABER/ANALİZ]: Ortak Refah İçin Doğu Akdeniz Bölgesi

28 Şubat 2018, 20:25

Kızıldeniz’de yaşananlar Kızıldeniz’den alan olarak daha az olmayan yeni bir bölgede tekrarlanmaktadır ki o da doğu Akdenizdir. Yine, en önemli konu, Mısır ve Kıbrıs’ın ekonomik sularında büyük gaz bulgularıyla sonuçlanan Mısır-Kıbrıs deniz sınırının çizilmesiydi. İkincisi, Kıbrıs gazının üretimi, sıvılaştırılması ve ihracatı için Mısır’a gaz gönderilmesini öngören Mısır-Kıbrıs anlaşmasıdır. Mısır Dolphin Energy Şirketi, nihai anlaşmayı imzalamadan önce, ABD’li Noble ve İsrailli ortaklarıyla, İsrail Tamara sahasından çıkan gazın imalatı için, hâlihazırda yürürlükte olan Mısır doğalgaz boru hattı ağı üzerinden ilk gaz alımı, teslimatı ve ihracatı için 15 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı.

 

 

 

Bütün hikâye, milyonlarca yıl önce Nil sularının Etiyopya ve Sudan’daki kaynaklarından fışkırarak doğu Akdeniz’deki havzasına kadar uzanan uzun yol boyunca “kum” ya da alüvyon, ağaç, taş, çamur ve atıklar taşıyarak akmasıyla başladı. Meksika Körfezi’nde ABD’de benzer bir hadise yaşanmıştı. Zira Mississippi Nehri aynı fonksiyonu icra etmişti. Isı, basınç ve zaman, tatlı nehirler tarafından taşınan organik bileşenleri tuzlu suda gaza ve petrole dönüştürdü. 21. yüzyılın ikinci on yılının başlangıcında gaz keşfi, Kıbrıs’taki “Afrodit” alanı, İsrail’deki “Tamara” ve “Leviathan” ve Mısır’ın en büyüğü “Zohr” gibi tanınmış alanları öne çıkarmıştır. Gazze Şeridi’nde Filistin kıyıları ve benzer alanların varlığını vaat eden Lübnan’ın sahilleri de var. Şirketler, mülkiyet ve diğer ekonomik ve finansal konularda çok da detaya girmeden söylenebilecek gerçek şu ki, petrol ve doğalgaz, şimdi, Doğu Akdeniz ülkeleri arasındaki işbirliği ve karşılıklı menfaatlerin bir gerçekliği olmuştur. Diğer bir gerçek de, Kızıldeniz’de olduğu gibi deniz kanunları uyarınca yapılan deniz sınırlandırma anlaşmaları, doğal gaz ve petrolü çatışma sebebi olmaktan çıkaran, refah ve işbirliği içinde bulunmaya yol açan yasal bir gerçekliği yaratmıştır.

 

Neyse ki Mısır, Süveyş Kanalı ve “Sumed” petrol boru hattı yoluyla başta Suudi Arabistan olmak üzere petrol üreten Arap ülkelerden Avrupa tüketim bölgelerine petrol nakletmedeki tarihi tecrübesi göz önüne alındığında, bu tür bir etkileşimde önemli bir rol oynamaya hazırdı. Şimdilik iki gaz sıvılaşma platformuna sahiptir. Birincisi Dimyat’daki Mısır-İspanyol Gaz Şirketi ve diğeri İdku’da sıvılaştırma ve gaz ihracatı yapan Mısır Şirketi… Mısır, Akabe Körfezi’nden geçerek İsrail ve Ürdün sınırına kadar uzanan en büyük doğal gaz boru hattı ağına sahiptir. Söylemeye dahi gerek yok, Mısır, ister sanayi için olsun, isterde diğer alanlarda bölgenin en büyük gaz tüketim pazarıdır. Mısır endüstrileri (demir, çelik, çimento, yapı malzemeleri, alüminyum ve petrokimya) bu enerjiyi yoğun bir şekilde kullanmaktadır ve 100 milyonu aşan nüfusun elektrik ihtiyacı yine buradan karşılanmaktadır. Bu özellikler Mısır’ı, Kızıldeniz bölgesi ile yeni yeni şekillenen doğu Akdeniz arasında oluşan ağlar arasında bağlantı kurmaya hazır hale getirdi. Mısır silahlı kuvvetlerinin, Sina’da terörün belini kırmak için başlattığı “Sina 2018” askeri harekâtı, -bu makalenin yazıldığı anda devam ediyordu- iki deniz arasında kilit bir bağlantı noktası haline gelen Sina’yı stratejik bir bileşen haline getirmeye yöneliktir.

 

 

Uluslararası ve bölgesel ilişkilerde olduğu gibi, değişkenler genellikle kazanan ve kaybedenleri ve onlarla birlikte karşı önlemler üretir. Bu durumda, Türkiye, Mısır-Kıbrıs anlaşmasını tanımamak için Kıbrıs Türk mevcudiyetine dayalı olarak derhal bir hamle yaptı; Mısır ve Arap dünyasındaki değişik hareket ve cemaatler de bu değişikliklerin Filistin meselesine olabilecek etkisini ortaya atmaya başladılar. Türkiye’nin doğu Akdeniz’e sınırı olan bir devlet olması yani jeopolitik konumundan dolayı tepkisi anlaşılabilir. Ayrıca bu bölgede üretilecek gazın, Türk topraklarından geçip Avrupa’ya giden Rus gazına rakip olabileceğinden dolayı ekonomik endişelerden dolayı tepki vermesi de anlaşılabilir. Ancak Türkiye’nin rolünü anlamak onun kabulü anlamına gelmez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafı, sadece Türkiye tarafından tanınmaktadır ve bunun uluslararası bir meşruiyeti yoktur. Sınırlar ve kıtalar arasında dolaşan tüm mallarda rekabet ise daima mevcuttur. Filistin meselesine gelince, yeni değişkenlerin bu soruna kaçınılmaz olarak zarar vereceğine dair bir işaret yok. Aksine, Filistin sahilinin de doğalgaz içerdiğinden, Mısır-Filistin ve Filistin-İsrail sınırlarının denizde karadan daha kolay sınırlandırılabileceği için bu durumdan yararlanabilir. Kısacası, İsrail ortak bir refaha kavuşursa, özellikle de yalnızca Filistinlileri değil, gelecekte Lübnan’ı ve Suriye’yi de içine alırsa, kalıcı bir çatışma alanının varlığından daha esnek bir alana geçilebilir.

 

Özellikle, bu değişkenler denize ekonomik sınırları veya transit geçiş alanları olan ya da çok amaçlı mallara sahip olan ülkelerin yanı sıra -daha çevre dostu olmanın yanı sıra- birçok ülkeyi de kapsamaktadır. İspanya, Mısır sıvılaştırma tesisinde önemli bir ortak…

Ayrıca “Zohr” alanını keşfedip geliştiren İtalya, sıvılaştırma tesisinin de önemli bir ortağı durumundadır. İsrail alanlarında en büyük paya sahip ülke ABD’dir. Rusya ise, “Zohr” alanının önemli bir kısmını zaten satın aldı. Mesele, bu nedenle, bölgesel olduğu kadar uluslararası bir nitelik kazanmıştır ve şimdiye kadarki bileşenleri jeo-ekonomik olsa da, muhtemelen jeo-politik sonuçlar doğuracaktır. Geçen hafta yayınlanan bir makalemizde “jeopolitiğin dönüşü” ne, belki de şimdi neler olduğuna ve yakın gelecekte nelerin gerçekleşeceğine, bu dönüşle ilgili nelerin olacağına işaret etmiştik. Bu yeni durum, bölgesel güvenlikle alakalı daha nitelikli bir düşünce sistemi gerektirmektedir. Şiddet ve terörü doğuran, bölgenin istikrarına içerde ve dışarıda darbe vuran sözde Arap Baharı’nın etkilerinin bir an önce silinmesi gerekmektedir. Böylesi durumlarda her zaman söylendiği gibi, “her bir işte her zaman bir risk ve bir şans vardır”. Ve burada şansımız daha fazla gibi duruyor ve ihtiyacımız olan şey fırsatların kaybından ders çıkarmaktır. Bu sefer başarılı olabiliriz!

YENİ HABERLER

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

YENİ HABERLER