Yuvarlak masa toplantısı: TBMM ve Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Moskova Barış ve Kardeşlik Antlaşması’nın 100. yılı

20 Mart 2021, 00:41

1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti arasında imzalanan Moskova Barış ve Kardeşlik Antlaşması’nın 100.yıl vesilesiyle düzenlenen etkinlik, 17 Mart’ta Ankara’da bulunan Rusya Bilim ve Kültür Merkezi’nde (Rus Evi) gerçekleştirildi.

Rusya Büyükelçisi Aleksey Yerhov, Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Fyodor Voytolovskiy, Rusya Araştırmaları Enstitüsü Prof. Dr. Salih Yılmaz, Rusya Büyükelçiliği Ataşesi Türkolog Yevgeniy Bahrevskiy, Ankara Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’den öğretim üyelerinin katıldığı etkinlikte başlangıç konuşmasını Rusya Federasyonu Uluslararası İşbirliği Türkiye Temsilciliği Başkanı Doç. Dr. Aleksandr Sotniçenko gerçekleştirdi. Etkinlik sonunda katılımcılara Moskova Muharebesi’nin 80.yılı anısına Rusya İmparatorluk Darphanesi’nde özel olarak bastırılan hatıra paralar hediye edildi. Değerli katılımcıların istişarelerinin ve sunumlarının bulunduğu etkinlik sonrasında kokteyl düzenlendi. Kokteylde, Türk-Rus Dostluk Evi Başkanı Erol Uğurlu’nun katkılarıyla hazırlanan ve Türk-Rus ilişkilerinin neredeyse 100 yıl önceki fotoğraflarının bulunduğu sergi büyük ilgi gördü.

 

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Rusya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Salih Yılmaz:

Soğuk Savaş sonrası Moskova Antlaşması’nın ortaya koyduğu uzlaşı, günümüzde iki ülkenin sorunlarına ışık tutmaktadır. Batı, her zaman Osmanlı Devleti ve Çarlık Rusya’ya aynı şekilde yaklaşarak tarih boyunca mücadele etmemize neden olmuştur. NATO’ya üye olmamız Rusya ile ilişkilerimizin gerilmesine neden olmasının aksine, Rusya’nın NATO’da Türkiye gibi bir müttefiki olması Rusya’nın lehine bir durumdur. İki ülke arasında bazen gerginlikler yaşansa da, Türkiye ve Rusya mücadele etmemek için orta yolu mutlaka buluyor. Bugün, Rusya ile artık birçok alanda ortaklıklarımız mevcut. Biz istiyoruz ki, Türkiye ve Rusya arasında sadece askeri ve ekonomik alanda ortaklıkların değil, aynı zamanda eğitim, kültür, bilim ve sanat alanlarında da işbirliğinin çoğalmasıdır. Zira, bu alanlarda yapılacak olan işbirliği ve anlaşmalar iki ülkenin ilişkisini daha da kuvvetlendirir. “

Ankara Politikalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kanbolat:

 

Sovyet devriminde Çanakkale Zaferi’nin etkisi olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. Rusya’da devrim hareketlerinin başarılı olmasında, Türk-Rus ilişkilerinin büyük bir önemi vardır. Rusya ve Türkiye, ekonomi alanında işbirliğine önem veriyor. Bu iki ülkenin karşılıklı ticaretin gelişmesi için de özel anlaşmalar yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Rusya ve Türkiye arasında maalesef kötü olaylar yaşandı. Fakat Rusya ve Türkiye’nin direnç mekanizması, bu krizlerin üstesinden gelebildi. İki ülke arasında sadece ekonomi ve askeri alanda değil, aynı zamanda eğitim alanında da çeşitli girişimlerin olması gerektiği kanaatindeyim.

Eski Büyükelçi ve CHP milletvekili Ünal Çeviköz:

 

Diplomatik kariyerimin ilk yeri Moskova Büyükelçiliği’ydi. Bu yüzden bu etkinliğin benim için yeri ayrı. Türkiye ve Rusya arasında imzalanan Dostluk Antlaşması’nın 100.yılında, ikili ülke ilişkilerine büyük katkı sağlayan ve vahim bir cinayete kurban giden Rus Büyükelçi Andrey Karlov’u saygı ve rahmetle anıyorum. Moskova Antlaşması’nın ülkemiz için önemlerinden biri de, Atatürk’ün belirlemiş olduğu Misakımilli sınırlarının uluslararası arenada ilk defa bu antlaşmada kabul edilmiş olmasıdır. Bu antlaşmanın adına bakarsanız eğer ‘Dostluk ve Kardeşlik’ antlaşması olduğunu göreceksiniz. Neden kardeşlik? Çünkü o sırada iki imparatorluğu geride bırakmış olan iki yeni oluşumun, Türkiye ve Rusya’nın mücadelesinin ortak olmasıdır. Dayanışma ve ortak gaye çerçevesinde günümüze kadar gelen Rusya ve Türkiye ilişkilerinde bazen krizler yaşansa da, iki ülke bu sorunları olgunlukla çözüme kavuşturdu.”

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Fedor Voytolovskiy:

Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nın 100.yılında böyle bir etkinliğe katıldığım için ilk olarak emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Bu kıymetli antlaşma, Rusya ve Türkiye’nin sadece dış politikasını değil, aynı zamanda iç politikasını da etkilemiş bir antlaşmadır. Zira, Kemalist Türkiye’nin belirlediği Misakımilli sınırlarının uluslararasında ilk tanınırlığı, Sovyet Rusya ile imzalanan bu antlaşma sayesinde gerçekleşmiştir. Bu antlaşma ile yeni kurulmuş olan Sovyet Rusya’nın da sınır güvenliği korunmaya çalışılmıştır. Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması, kendi dönemine ışık tuttuğu gibi günümüzde de iki ülke arasındaki ilişkilere yön göstermekte ve örnek olmaktadır. Aynı zamanda Türk-Rus ilişkilerinde istikrarı korumuş, mevcut antlaşmaların da güven ortamında imzalanmasını sağlamıştır. Moskova Antlaşması ile beraber, iki farklı düşünceye ve ideolojiye sahip Türkiye ve Rusya’nın o zamandan günümüze pek çok ticari, askeri, iktisadi ve diplomatik anlaşmaları olmuştur. Bugün itibariyle Rusya ve Türkiye hem ihracat hem de ithalat konusunda birbirine bağlı iki ülke haline gelmiştir. 2020 yılında pandemi nedeniyle dünya genelinde ticari işbirliğinde büyük bir düşüş varken, Türkiye ve Rusya arasındaki bu işbirliğinde beklenenden daha az bir gerileme oldu. Pandemi dönemini beklenenden daha iyi bir şekilde sürdürmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Türkiye ilişkilerimiz dört dörtlük değil, bunu hepimiz biliyoruz. Özellikle Suriye, Libya ve Karabağ konusunda iki ülkenin de farklı görüşlerini mevcuttu. Konseptlerin ve görüşlerin farklı olmasına rağmen, 100 yıl önce imzalanan Moskova Antlaşması’nın pragmatik yaklaşımıyla sorunlarda ortak noktayı bulmaya çalışıyoruz.”

 

 

YENİ HABERLER

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

YENİ HABERLER