Betebet

Rusya’nın Davos’u olarak tanıtılan St.Petersburg Ekonomi Forumu (SPİEF’21)

4 Haziran 2021, 17:54

St.Petersburg Büyük Petro’nun Avrupa’ya pencere açmak için sıfırdan kurduğu bir şehir. Büyük Petro St.Petersburgu kurmakla beraber Rusya çarlığın geleceğini ve vizyonun belirleyen biri. Petro’dan bugüne birçok değişim oldu fakat St.Petersburg şehri kurulduğu günden bugüne Avrupa’ya pencere olmaya devam ederken dünya’ya da kapı olma yolunda.

Rusya’nın Davos’u olarak tanıtılan St.Petersburg Ekonomi Forumu (SPİEF’21) bu sene Katar’ın konuk ülke olarak katıldığı, ABD’den kalabalık heyetin katılımıyla post pandemi organizasyonuyla dünya siyasetinde ses getirecekti fakat bu siyasi hedeflerin ne kadar gerçekleşeceği forum bittiğinde belli olur. Kesin olan bir zamanlar avrupaya pencere olarak temeli atılan St.Petersburg bugün Rusya’nın ticari kapısı olmuş hatta pandeminin hızlandırdığı e-ticaretin ana kapısı olduğunu söyleyebiliriz.

2 Haziran 2021’de St.Petersburg Ekonomi Forum’un açılışını Rusya’nın Küçük ve Orta ölçekli İşletmeler Kongresi yaptı. Kongrenin ana teması e-ticaret. AliExpress, Ebay, Yandex gibi devlerin üst düzey yöneticileri kongrenin oturumlarına katılan iş adamlarına hitap etti. Kongrede e-ticaretin artıları dile getirilirken küçük işletmelerin hemen dijitalleşmeye hazır olmadığı da söylendi. Özellikle esnaf ve sanatkarların e-ticarette büyük şirketlerle rekabet etmesi zorluğu tartışılan oturumlarda yine finansman olarak kredilerin faydası ve zararları da tartışıldı. Küçük ve Orta ölçekli İşletmelerin pandemi dönemi ayakta kalma mücadelesi, devletin desteği ve post pandemi sürecinde normalleşme kapsamlı şekilde le alındı. Satış kanalları olarak söz konusu işletmelerin e-ticaretten faydalanması sunulduğu kadar kolay olmadığı konuşuldu. Aslında günü takip edince küçüklerin devlet desteği olmadan pandemi sonrası normalleşmesi mümkün olmadığı fikri havada uçuşuyordu. Ebay, AliExpress rus esnaflarına satış imkanlarını açtık gelin ailemize katılın davetlerine de itirazlar oldu. bir işletme e-ticarette başarılı olmak istiyorsa rekabet edebilmek için kaliteli içerek üretmeli ki bunun için tek kişi veya iki kişi aile şirketlerin gücü yetmediği savunuldu. Katılımcı ve konu olarak verimli ve zengin bir başlangıç oldu SPİEF’21 için 2 Haziran 2021.

SPİEF’in Türkiye ve Rusya arasında köprü olması mümkün mü? Rusya ve Türkiye ticareti ne durumda?

RUSEN kurucusu ve Rusya uzmanı Prof. Salih Yılmaz hocaya siyasi olarak Rusya ve Türkiye ilişkileri sorduk.

Türkiye-Rusya ilişkileri ABD ve NATO’nun küresel politikalarına göre değişkenlik gösteriyor. Türkiye, NATO’ya olan sorumluluklarını yerine getirmeye başladığı anda Rusya buna karşı alınganlık gösteriyor. Ayrıca Rusya, Türkiye’nin hemen sınırında Suriye’de etkinlik gösterip Esad rejimi ile iyi ilişkiler kurarken Türkiye’nin Ukrayna ile olumlu ilişki kurmasına tepkisel yaklaşıyor.

Rusya’nın tek taraflı bakış açısının Türkiye’de de artık tepki gördüğünü söyleyebiliriz. Ancak bu iki zorunlu olarak Batı’ya karşı işbirliği yapmak zorundalar. Eğer Türkiye’nin ABD ilişkileri normalleşir de Batı bloğu ile stratejik anlamda işbirliği yapmaya başlarsa Türkiye-Rusya ilişkilerinde de kırılmalar olabilir.

Rusya’nın Ermenistan’a İskender füzeleri verdiğinin ortaya çıkması, Libya’ya Rus silahlarının sevk edildiğinin öğrenilmesi Türkiye’de güvenlik bürokrasisinde Rusya’ya olan güveni sarstı diyebiliriz.

Post pandemi sürecinde ikili ilişkiler adına ne bekliyoruz?

Pandemi dönemi tüm ülkeleri olumsuz etkilediği gibi Türkiye ve Rusya ekonomilerinde de güçlü hissedildi. Rusya, Batı’dan gelebilecek yaptırım tehdidine karşı ekonomisinde tedbirler alarak küçülmeye gidiyor. Putin-Biden zirvesinde iki ülke arasında bir normalleşme olursa Rusya’nın daha açık ekonomik strateji izlemesi beklenebilir. Eğer kriz devam ederse Rus ekonomisinde tedbirler devam edecektir. Rus turistlerin Türkiye’ye girişinde erteleme bir bakıma Türkiye’yi yeni pazarlar aramaya iteceği için turizm daha da pahalılaşacak. Türkiye-Rusya ilişkileri Suriye, Libya, Dağlık Karabağ gibi bölgelerde birbirine bağımlı hale geldi. Bu nedenle iki ülkenin birbirini görmezden gelmeleri mümkün gözükmüyor.

Trump’ın başkanlığı döneminde izlediğimiz güven mevcut mu yoksa yeni normalleşme döneminde farklı siyaset mı izleyecek Rusya ve Türkiye?

Türkiye-ABD ilişkileri ile Rusya-ABD ilişkileri aslında doğrudan ABD’nin tavrına bağımlıdır. Hem Rusya hem de Türkiye ABD ile normalleşme istese de sanki ABD bu iki ülkeyle bilerek bir kriz ormanımı sürdürmek istiyor. ABD’nin Rusya ile kriz istemesi çift kutuplu dünya sistemine karşı onu tehdit olarak görmesinden kaynaklanıyor. Türkiye’yi ise tek başına küresel politika yürüttüğü için tehdit olarak görüyor. ABD’nin Türkiye’den isteği Rusya’ya karşı tavır koymasıdır. Türkiye ise bu konuda kendi politikalarını tercih ediyor. Türkiye’nin politikalarında bir değişiklik yok. Fakat çözüm önerilerinde bir değişim olabilir.

Rusya uzmanı ve RUSEN kurucusu Prof. Salih Yılmaz iki devlet arasında sorunlar var fakat hazır var olan ilişkilerin durumu Rusya ve Türkiye’nin masada çözümlerin arayacağını söylüyor.

Rusya’nın son yıllarda izlediği üretimde millileşme siyaseti geleneksel Türk-Rus ticareti yavaşlatmış ken pandemi bu süreci iyice sekte uğrattığını da başka bir uzman söylemekte. Türkiye ve Rusya iş dünyasına danışmanlık yapan, 25 sene Rusya’da iş deneyimi olan Bülent Kahraman bey iki devlet arasındaki ticari durumu hakkında yorumu da pozitif denilecek şekilde değil.

Rusya – Türkiye ilişkilerinde neden bir stabilite sağlanamıyor?

Bildiğiniz gibi 2015 deki kırılma noktasından sonra her iki tarafta ilişkileri ilerletmek ve çok katmanlı yapmak konusunda çaba sarfettiler. Fakat zamanla ortaya çıkan konuları çözmek yerine silah olarak kullanmak düşüncesi ilerlemeyi durdurdu. Bunu açıkça TIHA/ SIHA ve turizm denkleminde açıkça görüyoruz. Ukrayna’ya SIHA satıldı diye Rus turistlerin Türkiye’ye gelmesi engelleniyor. Fakat Rusya kendine Yunanistan S-300 satarken Türkiye’nin görüşü almadık diye sormuyor. Genelde Rusya’nın uluslararası arenada danışarak veya bilgi vererek hareket etme geleneği yok, benim çıkarına göre yaparım olur, başka ülkenin çıkarı kararı ve düşüncesinin önemi yok yaklaşımı terk edilmiyor. Uçak düşürme olayı tam araştırılmadan, Rostov’da Türk iş adamlarının tutuklanması, Türk öğrenciler yurtlardan atılması, vize vermeme, Türk şirketlerini silahla basarak herşey el konulması gibi devletin sakin karar alma mekanizmasının tersine fevri şahsi karar alıp uygulama yapmak ticareti bitirdiği gibi Rusya’ya yatırım yapmayı planlayan insanı caydırıyor. Kriz anında, Rus yöneticiler yabancılara 2. veya 3. sınıf insan muamelesi yapıyor, can ve mal güvenliğini sağlamıyorlar. Böyle olunca, ticaret ancak belli limitler içinde kalıyor, farklı sektörlere yatırım alanlarına açılamıyor. Çok çalışıp çok kazanan iyi marka imajı olan firmalara ( buna Rönesans inşaat da dahil) silahlı polis ve vergi memurları beraber baskın yapıyor. Bu bütün iş camiasında duyuluyor. Gelişmeyen ilişkilere birde seyahat yasakları ve vize vermeme gibi hususlar eklenince ticaret hacmi olabilecek en alt düzeye indi. Rusya ticarette Çinlilere gösterdiği toleranslı davranışın yarısını bile Türklere göstermiyor. Sürekli bir çekinme (soğuk davranma) hali Rusya’nın her hareketinden anlaşılıyor.

Türkiye Rusya ticaretinde önümüzdeki 5 yıllık dönemde bir gelişme beklemiyorum. Yine zorda kalındığı için artan domates kotaları ve yine seyahat kısıtlamaları hep olacak. Türkiye de Rusya’nın en iyi müşterisi olduğu doğalgazı başka kaynaklardan alma yoluna gidecek, buğdayı Amerikan’dan ithal edecek, böylelikle ticaretin silah olarak kullanılmasını engellemeye çalışacak gibi görünüyor.

Bülent Kahraman beyin verdiği yoruma bakılırsa ikili ticari ilişkiler gerçekten çok kötü durumda. 2015 yılın krizinden kurtulamayan bu ilişkilere pandemi darbesi de eklenince işler daha da kötüleşti diyebilirdik fakat Rusya’nın 2020 yılında Türkiye’ye seyahat engeli kaldıran neredeyse tek ülke olması, Türk Akımı boru hatların bitmiş olması, Akkuyu projesinin devam etmesi gibi pozitif yanlarını görmemezlikten gelmesi mümkün değil. Mesela bugün SPİEF’21de öne çıkan e-ticaretin en önemli alt yapısını oluşturan hızlı teslimat imkanı sağlayan lojistiği da mevcut olduğunu söylemek mümkün. Türkiye’nin sanalpazarların rus sanalpazar platformları ile anlaşmaları da mevcut. Bugün açık kanallardan edindiğimiz bilgiye göre Türkiye’den Rusya’ya üç günde gönderi iletmek mümkün ve bunun için pazarlamacı kilo başı yedi dolar gibi rakam ödemesi yapacak. Söz konusu aynı rakam Rusya’nın veya Türkiye’nin iç pazarlarında e-ticaret nakliye masrafıyla neredeyse aynı.

Rusya’nın büyükşehirlerde sokakta konuşulan diller arasında türkçe dili ikinci sırada olduğunu söylesek abartılı olmayacak. Bugün St.Petersburg’ta SPİEF’21 forumu takip etmek için ulaşan RUSEN ekibi öğle yemeği butik bir türk lokantasında yaptı. Lahmacun’u Türkiyedeki ile aynı idi. St.Petersburg’un Apaksin pereulok sokağında uzun yıllar hizmet veren Kemer lokantasını işleten Tokatlı babasının St.Petersburglu oğlu Ali Rusya ile Türkiye’nin güncel kültürel ve siyasi ilişkilerin en iyi örneği dir. Türk-Rus aile çocuğu olan Ali bu iki kültürü taşımaktan gayet memnun olduğunu söylerken iki dili de anadil olarak temiz konuşuyordu. Türkiye ve Rusya ilişkilerin özetini Rusya başkanı Putin ile Türkiye başkanı Erdoğan bir çok defa tarif etmiştir. İki lider ilişkilerin zor olduğunu kabul ederken çıkar bazlı olduğunu da durmadan altını çiziyor. Bu ikili ilişkileri hem siyasi hem de ticari ve insani yönlerini takip eden bir gazeteci olarak durum tespiti yaparsam Türkiye’nin iş dünyası var olan fırsatları doğru değerlendirmediğini düşünüyorum. Rusların Türkiye’ye ve Türk ürünlere olan ilgiyi ne 1998 krizi bitirebildi ne de 2015 uçak krizi. Rusların Antalya sahillerine varabilmek için bin engel aşarak tatile geldiği bir gerçek, rusların halen Türkiye’de emlak aldığı da gerçek fakat iş dünyası hızla değişiyor ve bu değişime ayak uydurması gerekiyor. Çinliler bugün bu değişimin nabzını iyi tutuyor. Durmadan Rusya’nın iç piyasasının nabzını tutuyorlar. Avrupa ve ABD’nın siyasi nedenlerden boşalttığı sektörleri hemen dolduruyorlar. Otomotif, giyim veya teknolojik ürünlerde Rusya’da Çin ürünleri çoktandır Batı markalarla yarışıyor. İphone gördüğünüz kadar Redmi telefonları görürsünüz rusların elinde. Fakat Çinlilerin da Avrupalıların da Türkiye ile yarışmadığı sektörler var Rusya’da. Mobilya sektörü, beyaz eşya sektörü, otomotiv yan sanayi Türkiye lider durumunda. Türkiye’nin e-ticaret konusunda Rusya’yı hafife almadan Ebay, AliExpress, Yandex Market hatta bu bölgeye yönelik Türkiye menşeli sanalpazarı oluşturması durumunda başarılı olması mümkün. Rusya’nın ısrarıyla sıcak denize inişine benzer Türkiye’nin iş dünyası rus pazarına girebilir sadece inat ve bilgisel ticari politika izlenmeli.

P.S. Büyük Petro’nun bir zamanlar açtığı pencereleri türkler kendilerine kapı yapabilir.

Saslanbek İsaev – Rusen 

YENİ HABERLER

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

YENİ HABERLER